Hasta Beklentileri Anketi

KANSER TEDAVİSİNDE HASTA BEKLENTİLERİ
MART 2025
Onkoloji alanında hasta ve hasta yakınlarının beklenti ve ihtiyaçlarını anlamaya ve güncel verilerin oluşturulmasına yönelik hazırlanmış, ilki 2022 yılında gerçekleştirilen ikinci anket çalışmasında; mevcut ve yeni tedaviler, hasta-hekim ilişkisi, ilaca erişim, sağlık hizmetleri, psikoloji ve beslenme desteği ile ilgili çeşitli sorular yer almıştır.
Hasta/hasta yakınlarının beklentilerini anlamak, öncelikli alanları belirlemek ve 2022 yılında yapılan araştırma sonuçları ile karşılaştırmak açısından önem taşıdığı düşünülen güncel araştırma, 2025 yılı Mart ayında SurveyMonkey üzerinden yapılmıştır. Araştırmaya 1270 hasta/hasta yakını katılmıştır.
Araştırma kapsamında bulgular beş bölümde toplanmıştır.
- Katılımcıların Sosyo-demografik Özelliklerine İlişkin Bulgular
- Katılımcıların Hastalık Öykülerine İlişkin Bulgular
- Katılımcıların Gelecek Beklentilerine İlişkin Bulgular
- Katılımcıların Sağlık Algısına İlişkin Bulgular
- 2022 ve 2025 Yılı Araştırmaları Karşılaştırmalı Bulgular
- BÖLÜM: SOSYO-DEMOGRAFİK ÖZELLİKLERE İLİŞKİN BULGULAR (n:1270)
Hasta/hasta yakınlarının; yaş, cinsiyet, gelir, medeni durum, hasta ve hasta yakını olma, eğitim, çalışma durumu, yaşam şekli gibi tanımlayıcı özellikleri bu bölümde sunulmuştur.
Şekil 1. Katılımcıların Yaş Dağılımı

Araştırmaya katılanların yaş dağılımlarına bakıldığında; yüzde 87,95’inin (1117 kişi) 18-65 yaş aralığında olduğu görülmüştür.
Şekil 2. Katılımcıların Cinsiyet Dağılımı

Katılımcıların cinsiyet dağılımlarına bakıldığında; büyük çoğunluğunun yüzde 86,69’unun (1101 kişi) kadın, kalan yüzde 13,31’inin ise erkek olduğu görülmektedir.
Şekil 3. Katılımcıların Genel Özellikleri

Katılımcıların yüzde 42,36’u kendisini kanser tedavisi gören hasta, yüzde 30,87’si kanser tedavisi tamamlanmış hasta ve yüzde 16,93’u ise hasta yakını olarak tanımlamıştır.
Şekil 4. Katılımcıların Medeni Durumu

Katılımcıların yüzde 76,06’sının (966 kişi) evli, yüzde 23,94’ü (304) ise bekârdır.
Şekil 5. Katılımcıların Eğitim Durumu

Katılımcıların yüzde 31,42’sinin (399 kişi) lisans mezunu olduğu, yüzde 1,34’ünün ise okur-yazar olduğu (13 kişi) anlaşılmaktadır. Araştırmaya katılanların yaklaşık yüzde 43’ü lisans (fakülte/yüksekokul) ve lisansüstü mezunudur.
Şekil 6. Katılımcıların Çalışma Durumu

Katılımcıların yüzde 33,54’ü (495 kişi) çalışan, yüzde 28,19’u ise (358 kişi) çalışmayandır. Hastalık ilişkili malulen emekli oranı yüzde 3,62’dir (46 kişi).
Şekil 7. Katılımcıların Gelir Durumu

Katılımcıların yüzde 31,34’ü (398 kişi) aylık gelirini 22001-44000 TL aralığında, yüzde 26,06’sı (331 kişi) ise 66001 TL ve üzeri olarak bildirmiştir. Genel olarak değerlendirildiğinde; katılımcıların yaklaşık yüzde 23,62’sinin asgari ücretin altında gelire sahip olduğu görülmektedir.
Şekil 8. Katılımcıların Yaşam Şekli

Katılımcıların yüzde 87,24’ünün (1108 kişi) ailesi ile birlikte, yüzde 12,68’inin ise yalnız yaşadığı belirlenmiştir.
- BÖLÜM: HASTALIK ÖYKÜLERİNE İLİŞKİN BULGULAR
Hasta/hasta yakınlarının hastalık öyküsü özelliklerine ilişkin bulgular; tanısı olan kanser türü, ilk tanı sonrası geçen toplam süre, tanı sonrasında tedaviye başlama süresi, tedavinin şu anki durumu, tedavi sırasında yaşanan problemler, ilaca erişimde yaşanan zorluklar ve bu zorluklar sonrası başvurulan çözüm yöntemi başlıklarında incelenmiştir.
Şekil 9. Hasta veya Yakınının Tanı Konmuş Kanser Türü

Araştırmaya katılan hasta/hasta yakınlarının tanısı koyulmuş kanser türü dağılımlarına bakıldığında yaklaşık yarısının yüzde 48,98’inin (505 kişi) meme kanseri olduğu belirlenmiştir. Ayrıca burada meme + jinekolojik kanser beraber ele alındığında oran yüzde 58 olmaktadır.
Şekil 10. İlk Tanı Sonrası Geçen Toplam Süre

Araştırmaya katılan hasta/hasta yakınlarının ilk tanı sonrasında geçen süre dağılımlarına bakıldığında, yüzde 31,81’inin (328 kişi) tanıdan sonra 5 yıldan fazla zaman geçtiği belirlenmiştir. Katılım oranı olarak en düşük paya sahip (yüzde 1,75) grup ise henüz ilk tanıyı 1 ay içinde alan katılımcılardır (yüzde 1,75).
Şekil 11.Tanı Sonrasında Tedaviye Başlama Süresi

Araştırmaya katılan hasta/hasta yakınlarının tanı sonrasında ne kadar süre sonra tedavinin başladığına bakıldığında; yarısından fazlasının yüzde 53,93’ünün (556 kişi) tanıdan sonra 1 aydan kısa sürede tedaviye başladığı belirlenmiştir. 1-6 ay içinde tedaviye başlayanların oranı ise yüzde 31,43’tür (324 kişi). İki seçenek birlikte düşünüldüğünde, katılımcıların büyük çoğunluğunun yüzde 91,36) tanıdan sonra ilk 6 ay içinde tedavi süreçlerine başladığı görülmüştür.
Şekil 12. Tedavinin Mevcut Durumu

Araştırmaya katılan hasta/hasta yakınlarının tedavilerinin mevcut durumuna bakıldığında; yüzde 56,45’inin (582 kişi) tedavisinin halen devam ettiği, yüzde 36,86’sının ise tamamlandığı belirlenmiştir.
Şekil 13. Tedavi Alınan Sağlık Kurumu

Araştırmaya katılan hasta/hasta yakınlarının tedavilerinin alındığı sağlık kurumlarının dağılımına bakıldığında; yüzde 31,13’ünün (321 kişi) tedavilerini Sağlık Bakanlığı-Devlet Hastanesinde aldığı görülmektedir. İkinci sırada ise yüzde 30,16 ile Özel Hastane seçeneği gelmektedir. Burada onkoloji hizmetlerinin sıklıkla hastane ortamında verildiği ve özel hastanelerin de önemli bir oran teşkil ettiği vurgulanabilir. Bununla beraber Kamu Üniversite Hastanelerinin oranı da yakındır (yüzde 29.97).
Şekil 14. Tedavi Sürecinde Yaşanan Zorluklar

Araştırmaya katılan hasta/hasta yakınlarının tedavi sürecinde yaşadıkları problemler araştırma kapsamında sorgulanan bir diğer konudur. Cevapların dağılımı incelendiğinde; tedavi sürecinde en sıklıkla yaşanan sorunun uzman psiko-sosyal destek eksikliği olduğu belirlenmiştir (yüzde 39,77). Hasta/hasta yakınlarının yüzde 29,78’inin ise herhangi bir problem yaşamadığı görülmüştür.
Şekil 15. İlaca Erişimde Yaşanan Zorluklar

Araştırmaya katılan hasta veya yakınlarının tedavi sürecinde ilaca erişimde yaşadıkları problemler de belirlenmeye çalışılmıştır. Cevapların dağılımı incelendiğinde; araştırmaya katılanların yüzde 66,93’ü tedavi sürecinde ilaca erişimde sorun yaşamadıklarını belirtmiştir.
Yaşanan sorunlara bakıldığında ise ilaca erişimde en yüksek oranda yaşanan sorunlar; ilacın sigorta tarafından karşılanmaması (yüzde 13,97), eczanelerde ilacın yaygın olmaması yüzde 11,74), katkı payının yüksek olması yüzde 8,63) şeklindedir.
Şekil 16. İlaca Erişimde Yaşanan Zorluk Sonrası Başvurulan Çözüm Yöntemleri

Araştırmaya katılan hasta veya yakınlarının tedavi sürecinde ilaca erişimde yaşadıkları problemler sonrasında çözüm olarak hangi yöntemlere başvurdukları sorgulanmıştır. Cevapların dağılımı incelendiğinde en sıklıkla başvurulan yöntemin eczaneye/sağlık kurumuna başvurma olduğu (yüzde 17,56) belirlenmiştir. Buna en yakın yüzde 16,10 ile doktora danışma olarak yer almaktadır.
- BÖLÜM: GELECEK BEKLENTİLERİNE İLİŞKİN BULGULAR
Katılımcıların gelecek beklentilerine ilişkin bulgular; dünyada yeni uygulanmaya başlayan tedaviler hakkında bilgi sahibi olma, tedavi için dünyada yeni kullanımına başlanan ilaçları Türkiye’de isteme, teşhis ve tedavi sürecinde kanser hastaları ile birlikte ücretsiz grup terapi ya da bireysel psikososyal destek alma, teşhis ve tedavi sürecinde uzman diyetisyenden ücretsiz beslenme desteği isteme, tedavi sürecinde ya da tamamlandıktan sonra yaşanan sorunları tanımlama, hastalık sürecinde modern tıp dışındaki tedavi yöntemlerini kullanma, Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) ücretsiz kanser taramalarından haberdar olma ve yararlanma, tedavi süresince tedavi alınan hastanenin ulaşım hizmeti olsa isteme, kanser tedavi sürecinde klinik çalışmayı bilme, tedavi görülen merkezde hastalığa uygun klinik çalışmalar hakkında bilgilendirilme, tedavi görülen merkezde klinik çalışmalara katılım önerilme, doktor klinik çalışmaya katılmalarını önerse katılmayı isteme durumları, tedavi görülen hastane/kurum/doktor tarafından hasta dernekleri ile bilgilendirilmeyi isteme, tedavi sürecinde ya da sonrasında herhangi bir hasta derneği ile iletişime geçme durumu başlıkları altında incelenmiştir.
Şekil 17. Dünyada Yeni Onaylı Tedaviler Hakkında Bilgi Sahibi Olma İsteği

Araştırmaya katılan hasta/hasta yakınlarının dünyada yeni uygulanmaya başlayan tedaviler hakkında bilgi sahibi olmayı isteme durumları incelendiğinde; yüzde 80,40 oranında evet cevabı verildiği görülmektedir. Hastaların çoğunluğu yeni ve kılavuzlarda önerilen tedaviler hakkında bilgi sahibi olmak istemektedir.
Şekil 18. Dünyada Yeni Onaylı Tedaviye Ulaşma İsteği

Araştırmaya katılan hasta/hasta yakınlarının tedavi için dünyada yeni kullanımına başlanan ve kılavuzlarda önerilen tedavilere yüksek oranda (yüzde 87,6) ulaşmak istemektedir.
Şekil 19. Teşhis ve Tedavi Sürecinde Kanser Hastaları ile Birlikte Ücretsiz Grup Terapi ya da Bireysel Psikososyal Destek İsteme

Araştırmaya katılan hasta/hasta yakınının teşhis ve tedavi sürecinde kanser hastaları ile birlikte ücretsiz grup terapi ya da bireysel psikososyal destek almayı isteme oranının yüzde 91,81 olduğu görülmektedir.
Şekil 20. Teşhis ve Tedavi Sürecinde Uzman Diyetisyenden Ücretsiz Beslenme Desteği İsteme

Araştırmaya katılan hasta/hasta yakınlarının teşhis ve tedavi sürecinde uzman diyetisyenden ücretsiz beslenme desteği istenmesi yüzde 92,03 oranındadır.
Şekil 21.Tedavi Sürecinde ya da Tamamlandıktan Sonra Yaşanan Sorunlar

Araştırmaya katılan hasta/hasta yakınlarının tedavi sürecinde ya da tedavi tamamlandıktan sonra yaşanan sorunları tanımlama durumu incelendiğinde; yüzde 34,55’i hastalıktan kaynaklı maddi sorunlar, yüzde 33,22’sinde ise uzman psiko-sosyal destek eksikliği-psikolojik sorunlar yaşandığı belirlenmiştir.
Şekil 22. Hastalık Sürecinde Modern Tıp Yöntemleri Dışında Ek Olarak Herhangi Bir Tamamlayıcı-Alternatif Tedavi Yönteminin (Masaj, Meditasyon, Nefes Terapisi, Yoga, Bitkisel Destek Vb.) Yararlı Olabileceğini Düşünme Durumu

Araştırmaya katılan hasta/hasta yakınlarının modern tıp yöntemleri dışında ek olarak herhangi bir tamamlayıcı-alternatif tedavi yönteminin (masaj, meditasyon, nefes terapisi, yoga, bitkisel destek vb.) yararlı olabileceğini düşünme durumu incelendiğinde; büyük çoğunluğun (yüzde 71,65) evet, merak ediyorum seçeneğini işaretlediği görülmektedir.
Şekil 23. KETEM Ücretsiz Kanser Taramalarından Haberdar Olma Durumu

Araştırmaya katılan hasta/hasta yakınlarının ücretsiz KETEM kanser taramalarından haberdar olma durumu incelendiğinde; çoğunluğunun (yüzde 76,97) evet seçeneğini işaretlediği görülmektedir.
Şekil 24. KETEM Ücretsiz Kanser Taramalarından Yararlanma Durumu

Araştırmaya katılan hasta/hasta yakınlarının ücretsiz KETEM kanser taramalarından yararlanma durumu incelendiğinde; büyük çoğunluğunun (yüzde 74,09) hayır seçeneğini işaretlediği görülmektedir.
Şekil 25. Tedavi Sürecinde Tedavi Alınan Hastaneden Ulaşım Hizmeti Alma Talebi

Araştırmaya katılan hasta/hasta yakınlarının tedavi süresince, tedavi alınan hastanenin ulaşım hizmeti olsa isteme durumu incelendiğinde; büyük çoğunluğunun (yüzde 91,69) evet seçeneğini işaretlediği görülmektedir.
Şekil 26. Tedavi Sürecinde Klinik Çalışmayı Bilme

Araştırmaya katılan hasta/hasta yakınlarının kanser tedavi sürecinde klinik çalışmayı bilme durumu incelendiğinde, çoğunluğunun (yüzde 68,66) bilmediği görülmektedir.
Şekil 27.Tedavi Görülen Merkezde Hastalığa Uygun Klinik Çalışmalar Hakkında Bilgilendirilme ve Öneri Alma

Araştırmaya katılan hasta/hasta yakınlarının tedavi görülen merkezde hastalığa uygun klinik çalışmalar hakkında bilgilendirilme durumu incelendiğinde; çoğunluğunun (yüzde 63,57) bilgilendirilmediği veya öneri almadığı görülmektedir.
Şekil 28. Doktor Klinik Çalışmaya Katılmayı Önerse Katılmayı İsteme

Araştırmaya katılan hasta/hasta yakınlarının, doktor klinik çalışmaya katılmanızı önerse katılmayı isteme durumu incelendiğinde; çoğunluğunun (yüzde 70,32) evet cevabını işaretlediği görülmektedir.
Şekil 29. Tedavi Görülen Hastane/Kurum/Doktor Tarafından Hasta Dernekleri İle Bilgilendirilme İsteme

Araştırmaya katılan hasta veya yakınlarının tedavi görülen hastane/kurum/doktor tarafından hasta dernekleri ile bilgilendirilmeyi isteme durumu incelendiğinde; büyük çoğunluğunun (yüzde 86,71) evet dediği görülmektedir.
Şekil 30. Tedavi Sürecinde ya da Sonrasında İlgili Hasta Derneği İle İletişime Geçme

Araştırmaya katılan hasta/hasta yakınlarının tedavi sürecinde ya da sonrasında herhangi bir hasta derneği ile iletişime geçme durumu incelendiğinde; çoğunluğunun (yüzde 79,73) bir iletişime geçmediği görülmektedir.
Şekil 31.İletişime Geçenlerin Hasta Derneklerinden Sağladığı Faydalar

İletişime geçenlerin hasta derneklerinden önemli oranda (yüzde 92.58) fayda sağladığı görülmektedir. Bu faydalar sırasıyla uzman psiko-sosyal destek, diğer hastalarla/derneklerle iletişim sağlama şeklinde devam etmektedir.
- BÖLÜM: SAĞLIK ALGISINA İLİŞKİN BULGULAR
Katılımcıların sağlık algısına ilişkin bulgular; sağlık hizmetlerinin kalitesinin genel olarak nasıl tanımlandığı, COVID-19 pandemisinde hastalık ve tedavi sürecinde yaşanan sorunlar, 06 Şubat 2023 depremi sonrası hastalık ve tedavi sürecinde deneyimlenen sorunlar ve son olarak kanser hastası ve yakınlarına yönelik bu tarz araştırmaların belirli aralıklarla düzenli olarak yapılmasını isteme durumu başlıklarında sunulmuştur.
Şekil 32. Alınan Sağlık Hizmetlerinin Kalitesi

Araştırmaya katılan hasta/hasta yakınlarının büyük çoğunluğu (yüzde 86,86) aldıkları hizmeti orta-iyi-çok iyi şeklinde, yüzde 13,15’i ise çok kötü ve kötü şeklinde değerlendirmişlerdir.
Şekil 33. COVID-19 Pandemisinde Hastalık ve Tedavi Sürecinde Yaşanan Sorunlar

Araştırmaya katılan hasta/hasta yakınlarının büyük çoğunluğunun (yüzde 64,47) COVID-19 pandemisinde hastalık ve tedavi sürecinde sorun yaşamadığı, sorun yaşayanların içinde yüzde 11.48 ile en çok psikososyal yönden destek alamadıkları yönünde bildirimde bulunduğu görülmüştür.
Şekil 34. 6 Şubat 2023 Depremi Sonrasında Hastalık ve Tedavi Sürecinde Yaşanan Sorunlar

Araştırmaya katılan hasta/hasta yakınlarının büyük çoğunluğunun (yüzde 77,87) 6 Şubat 2023 depremi sonrasında hastalık ve tedavi sürecinde sorun yaşamadığı, sorun yaşayanlar içinde yüzde 6.94 ile en çok psikososyal yönden destek alamadıkları yönünde bildirimde bulunduğu görülmüştür.
Şekil 35. Kanser Hastası ve Yakınlarına Yönelik Bu Tarz Araştırmaların Belirli Aralıklarla Düzenli Olarak Yapılmasını İsteme

Araştırmaya katılan hasta/hasta yakınlarının neredeyse tamamının (yüzde 97,25) kanser hastası ve yakınlarına yönelik bu tarz araştırmaların belirli aralıklarla düzenli olarak yapılmasını istediği belirlenmiştir.
- BÖLÜM: 2022 VE 2025 YILI ARAŞTIRMALARI KARŞILAŞTIRMALI BULGULAR
Çalışma Durumu:
- 2022: Katılımcıların yüzde 41,67’si çalışmakta, yüzde 35,94’ü çalışmamaktadır.
- 2025: Çalışma oranı yüzde 33,54’e düşmüştür.
Kanser Türü Dağılımı:
- 2022: En yaygın kanser türü yüzde 53,2 oranıyla meme kanseri olup, meme + jinekolojik kanser birlikte ele alındığında oran yüzde 61,28’dir.
- 2025: Meme kanseri oranı yüzde 48,98’e düşmüş, meme + jinekolojik kanser oranı ise yüzde 58 olarak hesaplanmıştır.
Tedaviye Başlama Süresi:
- 2022: Katılımcıların yüzde 65,82’si tanıdan sonra 1 aydan kısa sürede tedaviye başlamış, yüzde 26,68’i ise 1-6 ay içinde tedavi sürecine dahil olmuştur. İlk 6 ay içinde tedaviye başlayanların toplam oranı yüzde 92,5’tir.
- 2025: 1 aydan kısa sürede tedaviye başlayanların oranı yüzde 53,93’e düşerken, 1-6 ay içinde tedaviye başlayanların oranı yüzde 31,43’e yükselmiştir. İlk 6 ay içinde tedaviye başlayanların toplam oranı yüzde 91,36 olmuştur.
Tedavi Alınan Kurum:
- 2022: Katılımcıların yüzde 37,63’ü özel hastanelerde tedavi almıştır.
- 2025: Özel hastanelerin oranı yüzde 30,16’ya gerilemiştir.
Tedavi Sürecinde Deneyimlenen Problemler:
- 2022: En sık karşılaşılan problem uzman psikososyal destek eksikliği olup, bu oran yüzde 27,19’dur.
- 2025: Uzman psikososyal destek eksikliği yaşayanların oranı yüzde 39,77’ye yükselmiştir.
İlaca Erişim:
- 2022: Katılımcıların yüzde 65, yüzde 66’sı ilaca erişimde sorun yaşamadığını belirtmiştir. En yaygın erişim sorunları eczanelerde ilacın bulunmaması yüzde 13,57), ülkede ilacın olmaması (yüzde 11,36), sigorta kapsamına alınmaması (yüzde 11,11) ve katkı payının yüksek olması (yüzde 9,93) olarak belirlenmiştir.
- 2025: İlaca erişimde sorun yaşamadığını belirtenlerin oranı yüzde 66,93’e yükselmiştir. Ancak en yaygın erişim sorunları arasında sigorta kapsamına alınmaması (yüzde 13,97), eczanelerde ilacın bulunmaması (yüzde 11,74), sigorta kapsamına alınmaması ( yüzde 13,97) ve katkı payının yüksek olması yüzde 8,63) yer almaktadır.
Psikososyal Destek İhtiyacı:
- 2022: Katılımcıların yüzde 89,23’ü ücretsiz grup terapisi veya bireysel psikososyal destek almak istemektedir.
- 2025: Bu oran yüzde 91,81’e yükselmiştir, yani psikososyal destek ihtiyacına yönelik talep artmıştır.
Tedavi Sonrası Psikolojik Sorunlar:
- 2022: Katılımcıların yüzde 61,12’si tedavi sonrası psikolojik sorunlar yaşadığını belirtmiştir.
- 2025: Psikolojik sorunlar yaşayanların oranı yüzde 33,22’ye gerilemiştir.
Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp Kullanımı:
- 2022: Katılımcıların yüzde 74,49’u modern tıp dışındaki tedavi yöntemlerini kullanmadığı ve faydalı olacağını düşünmediğini belirtmiştir. Bu oran, günlük onkoloji pratiğine göre düşüktür. Bunun nedeni, hasta/hasta yakınının alternatif tedavileri (fitoterapi başta olmak üzere) bu gruba koymaması veya gizlemesi olabilir.
- 2025: Modern tıp yöntemleri dışında ek olarak herhangi bir tamamlayıcı-alternatif tedavi yönteminin (masaj, meditasyon, nefes terapisi, yoga, bitkisel destek vb.) yararlı olabileceğini düşünme durumu incelendiğinde; büyük çoğunluğun (yüzde 71,65) evet, merak ediyorum seçeneğini işaretlediği görülmektedir.
Ücretsiz KETEM Kanser Taramalarına Aşinalık:
- 2022: Katılımcıların yüzde 64,06’sı KETEM kanser taramalarını bildiğini ifade etmiştir.
- 2025: Bu oran yüzde 76,97’ye yükselmiştir.
KETEM Kanser Taramalarından Yararlanma Durumu:
- 2022: Katılımcıların yüzde 82,49’u KETEM kanser taramalarından yararlanmamıştır.
- 2025: 2025 araştırmasında da, bu oran yüzde 74,09 ile yüksek bir seviyededir.
Klinik Çalışmalar Hakkında Bilgi Sahibi Olma Durumu:
- 2022: Katılımcıların yüzde 67,57’si klinik çalışmaları bilmemektedir.
- 2025: Klinik çalışmaları bilmeyenlerin oranı yüzde 68,66 olarak kalmıştır.
Hasta Dernekleri Konusunda Bilgilendirilme ve İletişim:
- 2022: Katılımcıların yüzde 74,24’ü herhangi bir hasta derneği ile iletişime geçmemiştir.
- 2025: Katılımcıların yüzde 79,73’ünün herhangi bir hasta derneği ile iletişime geçmediği görülmektedir.
Genel Değerlendirme:
- Pandemi ve deprem gibi afet ve acil durumlara rağmen yapılandırılmış bir sağlık sistemi ile onkolojik sağlık hizmetine erişimin büyük bir aksama olmaksızın sürdürüldüğü görülmüştür.
- Katılımcıların çok büyük kısmının kadın ve meme kanseri grubunda olması bu alanda erkekler üzerinde yapılacak farkındalık çalışmalarına ve temsiliyetin arttırılmasına ihtiyaç olduğunu göstermektedir.
- Sosyal medya kullanımının ve farkındalığının, kadın kanser hastası ve yakınları arasında daha fazla olduğu dikkat çekmektedir.
- Anket dahil olan katılımcıların yaklaşık dörtte biri hasta yakını ve duyarlı kişilerden oluşmaktadır.
- Hizmetlerin devlet hastanesi, üniversite ve özel hastanelerde dengeli verildiği ve yaklaşık yarısı (yüzde 46) sağlık hizmetini iyi-çok iyi olarak tanımlamış durumdadır.
- Anket katlımcıların yaklaşık yüzde 75’i 1 yıldan uzun süredir süreçte, yüzde 56 aktif tedavi alıyor, üçte biri ise 5 yıldan uzun kür denilebilecek sürededir.
- Kanser bekleme zamanı 1 aydan kısa olan yüzde 53 oranda hasta sayısının arttırılması gerekmektedir.
- Tedavi sürecinde yüzde 70 oranında bir sorun yaşandığı, psikososyal destek ihtiyacı ve uzman destek eksikliği sorunları 2025’te de en yüksek beklentidir.
- Yüzde 67 ilaca erişimde sorun yaşamamış ancak sorunlar olarak ilacın sigorta tarafından karşılanmaması, eczanelerde ilacın yaygın olmaması, katkı payının yüksek olması öncelikli olarak bildirilmiştir. Bu durum ise katılımcıların ilaca erişimde yaşanan sorunlar sonrasında çözüm arayışında bir organizasyonun olmadığı farklı yollar ile çözüm aradıkları görülmüştür. Bu hastalara ve sağlık çalışanlarına ek yük getirmektedir.
- Kanserde nütrisyonel problemler sık görülmektedir. Bu sonuca göre hasta/hasta yakınlarının nutrisyonel yönden de bir beklenti içinde olduğu görülmektedir.
- Yeni tedavi bilgisi ve ulaşımı konularında büyük beklenti olmasına rağmen klinik çalışmalar büyük oranda (yüzde 68) bilinmemektedir, hastaların yalnızca üçte birine (yüzde 36) klinik çalışmalar hakkında bilgi verilmiş olması dikkat çekicidir.
- KETEM taramaları konusunda farkındalık artmış olsa da katılım hâlâ düşüktür. KETEM bilinirliği nispeten iyi (yüzde 77) ancak kullanımı düşüktür (yüzde 25).
- Tamamlayıcı ve alternatif tedavilere yönelik ilgi artmıştır.
- Hasta dernekleri ile iletişim hâlâ zayıf kalmaktadır.
- Hasta/hasta yakınlarınının yüzde 13’ü aldıkları sağlık hizmeti kalitesinden memnun değildir.
- Kadınların araştırmaya daha fazla katılım sağlama eğiliminde olduğu dikkat çekmektedir.
- Sahadaki beklentiler konusunda kadın ve erkek cinsiyet perspektifinden daha kapsamlı araştırmalara gereksinim bulunmaktadır.
- Araştırmaya katılım sağlayanlar görece yüksek eğitim seviyesine sahiptir, eğitim düzeyi daha düşük olan gruplarda da beklentiler yönünde doğrulayıcı çalışmaların yapılmasına gereksinim bulunmaktadır.
- ÖNERİLER
Karar Vericilere Politika Önerileri
Sağlık Bakanlığı için Politika Önerileri
Araştırmaya katılanların büyük bir bölümü sağlık hizmetlerinin kalitesini genel olarak orta, iyi ve çok iyi olarak yorumlamışlardır. Bu durum sağlık sistemine erişimin ve organizasyonunun başarısı olarak değerlendirilebilir. Genel olarak bu durum kabul edilebilir olmakla birlikte sağlık hizmetlerinin kalitesini etkileyen faktörler ve sorunlara yönelik olarak yapılacak kök neden analizine yönelik araştırmalar bu durumun iyi ve çok iyiye dönmesinde faydalı olacaktır.
Araştırma sonuçlarına göre, kanser tedavisinde en fazla kullanılan sağlık kurumları genel olarak eşit bir dağılıma sahiptir. Özel hastanelerin payı 2025 araştırmasında azalmıştır. Bu durum genel olarak sağlık enflasyonu ve maliyetlerin artması sonucu kamuya yoğunlaşma ile açıklanabilir.
İki araştırma sonucunda da, dikkat çeken bir diğer konu ise katılımcıların yeni, kılavuzlara girmiş ancak ülkemizde erişimi olmayan tedavilere erişimi çok istemeleridir. Güncel modern yeni tedavi yöntemlerinin yakın takibi ve ülkemizde uygulamaya geçirilmesi konusunda yapılacak çalışmalar önemlidir. Bu noktada araştırmanın diğer önemli bir çıktısı klinik çalışmalarla ilgilidir. Katılımcıların eğitim seviyesi genel olarak yüksek olmasına rağmen büyük çoğunluğunun klinik çalışmanın ne olduğunu bilmediği ancak öğrenmek istediği saptanmıştır. Benzer durum 2022 yılında yapılan araştırmada da tespit edilmişti. Geçen sürede bu noktada yeterli düzeyde ilerleme sağlanamadığı söylenebilir. Buna göre klinisyenler, hasta dernekleri ve Bakanlık ortak çalışmalarla hasta/hasta yakınlarına yönelik klinik çalışma farkındalığını ve bilgi seviyesini arttırma odağında faaliyetler yürütebilir. Bu noktada hasta ve yakınlarına sağlık okuryazarlığı eğitimleri önerilmektedir. Ek olarak kök neden analizi ağırlıklı araştırma projeleri, bilgi ve deneyim transferi, çok ortaklı uluslararası iş birlikleri karar vericilere önerilebilir.
Araştırma bulgularından elde edilen diğer önemli bir sonuç, KETEM yapılanması ile ilgili bulgulardır. Sağlık Bakanlığı, toplum tabanlı kanser taramalarına yönelik, ülke genelinde Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM) kurmuş olup halen ülkemizde 347 adet KETEM mevcuttur. Araştırmaya katılanların büyük çoğunluğu KETEM’lerden hizmet almamıştır. Bu durum 2022 yılına göre bir miktar ilerleme göstermesine rağmen halen tatmin edici düzeyde değildir. KETEM’lerin toplumda bilinirliliğini arttırmaya yönelik olarak hasta dernekleriyle birlikte karar vericilere halk sağlığı çalışmaları önerilmektedir.
Araştırma sonucunda dikkat çekici bulgulardan birisi ise ilaç konusunda sıkıntıların 2022’ye göre bir miktar artmış olmasıdır. Bu noktada ilaç erişimini kolaylaştırmak için sigorta kapsamı dışındaki onkoloji ilaçlarına yönelik geri ödeme mekanizmaları genişletilmelidir. Kanser ilaçları için özellikle de yenilikçi tedavilerde özel destek fonları oluşturulmalı ve hastaların ilaca erişimini hızlandıracak düzenlemeler hayata geçirilmelidir. Ayrıca, ilaç temininde yaşanan bürokratik engellerin azaltılması ve eczane-hastane koordinasyonunun güçlendirilmesi, tedavi sürecinin etkinliğini artıracaktır.
Araştırmanın en dikkat çekici noktalardan birisi, tedavi sürecinde yaşanan sorunlardır. Bu soruya araştırmaya katılanlar büyük oranda tedavi sürecinde en çok eksikliği hissedilen konuyu uzman diyetisyen ve psikolog ile ulaşım desteği olarak cevaplamışlardır. Benzer eksiklikler 2022 yılında yapılan araştırmada da geçerliydi. Bu noktada Sağlık Bakanlığı, sağlık profesyonelleri ve hasta dernekleri ile birlikte çalışarak Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Kanser Daire Başkanlığı ile koordine bir şekilde hasta ve yakınlarına destek sağlanabilir. Özellikle büyük şehirlerdeki hastalara, tedavi alınan hastanenin ulaşım desteği için model kurulabilir. Aynı zamanda bu projenin topluma duyurulması da önemlidir.
Katılımcıların büyük çoğunluğu hasta dernekleri ile ilgili olarak bilgi almak istemekte ve faaliyetlerine davam etmelerini talep etmektedir. Bu noktada Kanserle Dans Derneği gibi hasta derneklerine karar vericilere benzer araştırmalarla destek verilmesi uygun olacaktır.
Finansörlere Politika Önerileri
Araştırma sonuçlarına göre; kanser tedavisinde kullanılan sağlık kurumlarından biri de özel hastaneler olarak saptanmıştır. Daha önce olduğu gibi, onkoloji alanında SGK ile anlaşmalı olmaları ve özel hastanelerden hizmet alınabilmesi yeniden sağlanmalıdır. Cepten ödemeler, kullanıcı katkıları gibi ancak hasta ve yakınlarını finansal yıkıcı sağlık harcamasından korumaya yönelik önlemler düşünülmelidir. Alınacak kararlarda, hizmetin kapsamı ve derinliği ile finansmanın sürdürülebilir olması başlıkları hastaları finansal koruma ilkelerinden taviz vermeden geliştirilmelidir.
Hastalığın getirmiş olduğu finansal yük bu araştırma kapsamında doğrudan incelenmemiştir. Önerilerden bir diğeri de, Kalkınma Planları ile uyumlu olarak Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından, hastalığın finansal yüküne yönelik geniş katılımlı bir saha çalışması ile durumu ortaya koymak ve değer bazlı geri ödeme modellerine pilot uygulamalarla aşamalı olarak geçmek olmalıdır.
Tüm bunlara ek olarak hastaların ve hasta yakınlarının teşhis aşamasında, tedavi sürecinde ve sonrasında istekleri şu şekildedir:
- Bilgilendirme ve hekimlerle doğru, açık, net anlaşılır, empatik ve anlayışlı bir iletişim noktasında hasta dernekleri aracılığıyla sağlık çalışanlarına sağlık iletişimi eğitimleri
- İhtiyacı olan hastalara ameliyat, konaklama, ulaşım gibi konularda maddi destek
- Sosyal aktiviteler sağlanması
- Ücretsiz Uzman diyetisyenden beslenme desteği
- Ücretsiz psikososyal destek sunulması.
Bu kapsamda, onkoloji hasta/hasta yakınlarının mevcut sorunları ve çözüm önerilerine yönelik işbirlikleri ile daha ayrıntılı çalışmalar planlanması düşünülmelidir.
Sonuç ve Öneriler
- Tedavi sürecinde hastaların uzman desteğine erişimini artırmak için tele-sağlık uygulamalarının yaygınlaştırılması,
- Onkoloji hastalarının psikososyal, beslenme ve fiziksel rehabilitasyon hizmetlerine erişimlerinin artırılması,
- Psikososyal destek konusunda hasta/hasta yakınlarının beklentilerine yönelik derinlemesine bireysel görüşmeler yoluyla nitel bulguların analiz edilmesi ve destek bekledikleri alanlara yönelik tanımlamaların yapılması,
- Tanı aşamasından başlanarak multidisipliner ekip bakış açısı yaklaşımıyla kanser hastaları ve yakınlarının sürece dahil edilmesi ve beklentiler yönünde ortak karar alınarak etkin planlamaların yapılması,
- Erkek kanser tanılı bireylerin kanser sürecindeki beklentilerine yönelik nitel görüşmeler yapılması, bu popülasyona dair bireysel deneyimleri ortaya koymada önemli bir literatür boşluğu olarak önemini korumaktadır, bu kapsamda Türk kültürünü de yansıtan fenomenolojik araştırmaların tasarlanması,
- Karar vericilerin dahil olduğu araştırmalarla, özellikle Delphi yöntemi kullanılarak kanser hastaları/yakınlarının öncelikli beklentileri açısından uzman görüş birliğine varılması ve sonuçların uygulama alanına entegre edilmesi,
- Uluslararası düzeyde işbirlikleri yoluyla kanser hastaları/yakınlarının beklentilerine karşılamaya yönelik projelerin başlatılması,
- Hekimlerin, tedavi önerisinde sadece ülkemizde ruhsatlı olan değil mevcut tüm tedaviler hakkına bilgi vermesi,
- Kanser tedavisinde sadece medikal tedaviye odaklanmak yerine, bir bütün olarak değerlendirme yapılması,
- Sigorta kapsamı dışındaki ilaçlar için yeni bir ödeme mekanizmasının geliştirilmesi,
- Üniversite hastaneleri ile özel ve kamu hastaneleri arasında koordinasyonun güçlendirilmesi,
- Kanser hastaları ve yakınları için psikososyal destek programları ve rehberlik hizmetlerinin yaygınlaştırılması,
- Çalışma hayatında kanser hastalarına yönelik esnek çalışma modelleri teşvik edilmesi,
- Tanı konan hastalar için hızlandırılmış tedavi süreçleri geliştirilerek, ilk ay içinde tedaviye başlama oranının artırılması,
- Özellikle yenilikçi kanser ilaçlarına erişim için alternatif ulaşım (özel destek fonları vb) modelleri oluşturulması.
