Ebru Tontaş

Anneme meme kanseri teşhisi konduğunda 10 yaşındaydım pek bir şey hatırlamıyorum. Ameliyat oldu, radyoterapi yapıldı, tedavisi yapıldı. O aralar hep bulanık…
Bu sene başında babama prostat kanseri denildiğinde, ameliyat kararına kadar giden süreçte her şeyin içinde oldum, doktor randevularından testlere kadar uzaktan da olsa takip ettim. Prostat çok yaygın ve çoğunlukla yavaş ilerleyen bir kanser türü olduğu için önümüze birden fazla tedavi alternatifi çıktı.
Bunları araştırıp tartıp kendiniz için en doğru kararı vermeniz gerekiyor. Bazıları denenmiş bazıları yeni tedavi. Bu süreçte, babama elimden geldiğince destek olmaya çalıştım. Amerika’da bulduğum kaynakları araştırdım, hasta destek gruplarıyla yazıştım. Babamın tedavisi bitti ve şu an çok iyi! Esra da babasına kemoterapi tedavisi süresince destek olmak için bulduğu faydalı bilgileri tercüme edip ailesine göndermiş.
Konuşurken ikimizin de uzun araştırmalar sonucu biriktirdiği bilgileri paylaşma fikri doğdu ve doğru zamanın geldiğini hissedince “hadi yapalım bu işi” dedik. Herkesin bir şey bulabileceği yalın bir dille sağlıklı beslenmeden, terapi süresince destekten, doktorlar tarafından kullanılan birçok terimin ne anlama geldiğinden bahsedeceğiz. Bir kişiyi bile daha bilinçli olmaya, doğru soruları bulmaya, düşünmeye ve soru sormaya teşvik edersek ve o bir kişiye faydamız olursa ne mutlu bize. Bu arada bana çok soru geldi o yüzden bu eklemeyi yapma gereği duydum. Anne ve babamın tedavi süreci ve aile, arkadaş çevremde kanserle dans eden/etmiş olanlar dışında…
Yaşadığım yerde (San Francisco) meme kanserli hastalara destek veren bir kuruluş için gönüllü çalışıyorum. Ayrıca bir palyatif tedavi ve hospis merkezinde gönüllü ”caregiver” yani bakım yardımcısıyım. Hospis’in tam Türkçe karşılığı yok sanırım. Kısaca artık tedavi almak istemeyen, terminal ve son günlerini olabildiğince mutlu, ağrısız, kaliteli, rahat ve onurlu biçimde geçirmek isteyen hasta ve ailesinin tıbbi, sosyal, psikolojik ve pratik anlamda şefkatle desteklendiği bir model.
